Kıyamet Melekleri
din mitoloji büyü film müzik kedi hikaye
GECENİN MELANKOLİSİ
Çürümüş bir bedendeki beyinde hala var olabilen mutluluk kıwrımları gibi Solucan kusmunda boğulan bir mutluluk Küçük ışıklar var bide içerde amansızca uçan Yok hayır süzülen… Yok olmaları için daha çok karanlık belkide Daha çok yalan gerekli Bir beyni öldürebilecek kadar şizofreni de yanında Yavaşça uyanış ve yok oldunun bilincine varma Sarhoş gibi dolaşan bir ruh Asla bütünleşemeyen br bedende hapsolan… Ölüme olan arzu belkide özlem Ait olunan yere özlem Yeniden doğuş ve sonra da yok oluş Uzaklaşan anka çığlığı Onunda küllerinde yok olma zamanı geldi Tıpkı insanlar gibi Kendi içindeki karanlığa bak Ne kadarda kadifemsi Çok koyu ve derin Ona bak ve kaybol derinliğinde Uçsuz bucaksız sonsuzlukta tek başına Ağla… Ağla taki ölene kadar… Yeni bir dünya yada düzen var et içinde Küçük ışıklarınla Anlam arama Bulman mümkün olmicak çünkü Ve hayallerinle yaşa Yaşa ki görme gerçekte sana çektirilen acıyı Hasta bir beden gibi Kus ruhunda biriken yaraların iltihabını Ve onları yemeye gelen iğrenç böcekler Her zaman senin karanlının çewresinde beslenmek için olucaklar Ez onları yok et var olmalarına gerek yok Sadece kendi kanınla beslenki zehirlenme artık Damarlarından em hadi Bugünlük yemeğini… Başkası paylaşamaz bu hayatı Bu yanlızlığı Bu laneti Yok olmuşluğu Herkesin ölümü kendine Herkes sadece kendisi için ölür Karanlında bir kişi barınabilirsin Paylaştın an karanlık olmaktan çıkar Kabusa döner O zaman lanet böcekler seni yer! Koru kendini dierlerinden Kendilerine insan dien zombilerden Ölmen kimsenin umrunda değil O yüzden acımazlar acımadılarda Şimdiye dek… Yaralarını sar Hadi dene Beyaz sargı bezleri kollarındaki kesikleri örtmeye yetti mi? Ruhuna ne kaldı peki? Yapamazsın Yetmez asla Sadece sen varsın Engin siyahlarda Yok olan çürüyen bir beden Kendi kanınla beslen Damarlarını tekrar tekrar deş Beynindeki solucan kıwrımları arasında gezen Mutluluk taneciklerini yok et Mutlu olmak zor ve gereksiz Ama mutsuz olmak çok kolay Ve basit Hem o zaman kimse sebepsiz mutlulunu yok etmek için uğraşmaz Mutsuz ol Sallan ve dewril Sarhoş bir ruh gibi Tenin ölü beyazı elbisen kadife siyahı Ayın karanlık bir gecede parlaması gibi Ve eldivenlerin saklıyor kollarındaki kesikleri Gözlerden… Ama senin kırık dökük dünyandaki insanlar biliyor Senin suçunu… Saklayamazsın kaçamazsın Kendi dünyanın kurallarını çiğneme Hadi beslenme vakti Sıyır eldivenini kes damarlarını tekrar İçmeye başla kendi kanını Başka birşeyle beslenme zehirler seni Bu sahte dünyanın yalanları… Kronik şizofren gecenin karanlında parlayan ay gibisin Bu gece… Tek başına gene Gizlice belkide korkarak Yanlızlından… Yalanlarından ve saçmalıklarından Kurtulmak mı istiyorsun yarattın yalanlar aleminden Küçük oyuncak tawşanı al ve kafasını parçala Hahaha… İşte sen busun… Küçük bir kaçık Kurtulamazsın değişemezsin Beyninde yarattın kanlı ölümleri neyle temizlicen? Sölesene düşlerinde yaşayan kim kaldı Herkesi herşei katlettin sen Gecenin melankolisinde sarhoş bir ruhsun sadece Kanıyla beslenen bir şizofren Ölmeyi bile beceremeyen Yıllarca çürüyerek yaşamaya dewam eden Asla özgürlüğü tadamayacaksın Kendi dünyana hapsolan bir zawallısın Melekler seni terk etti Ve tanrı unuttu Sen bir hatasın tanrının lanet bir hatası Asla var olmaman gerekirdi Bak şimdi görüyormusun onları Neler yaptın Gene hepsini yok ettin Dokundun herşey senin gibi çürüyor ve ölüyor Sen güzelim partiyi yok ettin Kendi küçük dünyandaki basit bir hayatı Kurallarıyla oynamak zor değilmi senin için Ve şimdi yalnız kaldın gene Hadi ağla… ölene kadar ağla Gözyaşların bedenini boğana kadar ağla… Leş kokuna gelen sinekler Ay gibi parlayan tenini yok ederken Sana bakanlar ne kadarda genç ve güzeldi diecekler Ama senin beyninde yarattın lanetli hayatı asla bilemeden Senin bir kazayla düşüp öldünü sancaklar Asla inanmicaklar zombilerle dolu düşlerinde kanınla beslendine Ve kendini çatıdan aşağıya bıraktına Onlar sadece ayın gecede parlaması gibi kadife siyahı elbisenin İçinde parlayan tenin güzelline hayran olucaklar… Ve sonra unutulup gidicen Küçük kronik şizofren… Karanlında ebediyen çürücen… Melankolik bir gece ha?
16/9/2008 | Kategori:
meleklerin yazıları
|
Yorum (1) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
| : | Sonraki Sayfa